Make your own free website on Tripod.com
Sozde Ermeni Soykirimi Denilen Sahtekarligi Ögrenmeniz Için Yapilan Sitemize Hosgeldiniz...
BU Site Sadece sizlerin Son gunlerde Sözde Ermeni soykirimi denilen sacmaligi hepinize anlatmak icin tasarlanmistir.Umariz Gercekleri Gormenizde Yardimimiz Olur....


Copyright 2006-2007 Secret___7 Grubu Inc. All rights reserved.(Tum Haklari Saklidir...)

Ermeni Gercegi...
1915 yılında gerceklesen Ermeni Tehciri'nin, Dogu Anadolu'daki Ermeni toplumunu yok etme amacli oldugu savunulmakta ve 1 ila 1.5 milyon Ermeninin öldürüldügü öne sürülmektedir. Soykirim tezinin asil dayanak noktasi, zamanin Osmanli ordusu tarafindan gerçekleştirildigi iddia edilen katliam, tecavüz ve fena muamelelerden daha cok, Osmanli Devleti'nin tehcir adı altinda kendi vatandaslarina karsi gerceklestirdigi ve devlet eliyle planlanan ve yönetilen bir eylem olmasidir. Birinci Dünya Savasi nedeniyle gerekli lojistik ve güvenlik saglanmadan yapilan tehcir harekâtina Osmanli Devleti'ni zorlayan sebep ise savas esnasinda cikan Ermeni ayaklanmalaridir.

Bu iddialar karsisinda Türkiye Cumhuriyeti’nin resmî politikasi, Ermenilerce öldürülen bircok Türk'un yanisira, tehcir sirasinda ve sonrasinda bircok Ermeninin öldügünü kabul etmekle birlikte, bu ölümlerin sebebinin sistematik bir soykirim değil, savas kosullari, hastaliklar ve Ermeniler'in zorlu göcünü kolaylastiracak imkânların bulunmamasi oldugu yönündedir.

Her iki taraf da iddialarını kanitlamak icin bircok kanit göstermektedir. Türkiye'nin, bu iddialarin acikliga kavusmasi ve gerceklerin ortaya çıkmasi amaciyla, her iki ülkenin devlet arsivlerinin karşilikli acilmasi ve tarihcilerce incelenmesi istegine Ermenistan olumlu yanİt vermemiStir.

Günümüzde İsvicre'de Ermeni soykiriminin reddedilmesi suctur. 20 kadar ülke, parlamentolarinda, Ermeni soykirimi iddialarıni taniyan yasalari kabul etmislerdir. Amerika federal anlamda böyle bir yasayi kabul etmemesine ragmen yasa, eyaletler bazında 50 eyaletten 36 sinda kabul görmüstür. Kimi ülkelerde ise (İsrail, İngiltere) soykirim kelimesi yerine "katliam " kelimesi yeglenmistir.

ATATÜRK'TEN ERMENI SORUNU
“Ermeni meselesi denilen ve Ermeni milletinin gerçek cikarlarindan ziyade dünya kapitalistlerinin ekonomik cikarlarina göre halledilmek istenen mesele, Kars Antlasmasi'yla en dogru cözüm seklini buldu. Asirlardan beri dostane yasayan iki calıskan halkin dostluk baglari memnuniyetle tekrar kuruldu."

"SOYKIRIM" TERIMI NE ANLAMA GELMEKTEDIR?

Soykirim terimi ilk kez, Birlesmis Milletler Genel Kurulu’nun 9 Aralık 1948 tarihli karariyla onaylanip l 1 Ocak 1951'de yürürlüge giren "Soykirimin Önlenmesine ve Cezalandirilmasina iliskin Sözlesme" adli uluslararasi sözlesmede kullanilmıstir.

Türkiye tarafindan da onaylanan sözlesmeye göre; soykirim sucunun tanimlanmasi icin su üc unsurun gerceklesmesi gerekmektedir:

1)Her seyden önce ulusal, etnik, irki veya dini bir grup bulunmalidır.
2)Bu grup, sözlesmede sayilan "grup mensuplarinin öldürülmesi" eyleminden "bir grubun cocuklarinin baska bir gruba zorla nakledilmesi" ne kadar uzanan ve "grubun fizik varlıgini sona erdirecek yasama kosullarına tabi tutulmasi" eylemini de iceren bazi muamelelere tabi tutulmalidir.
3)Söz konusu grubu "kismen veya tamamen yok etme kasti"nin mevcut olmasi gerekir.

Bu kilit ibare; savaslara, isyanlara vs. iliskin baska amaclarin sonuclari olan diger "adam öldürme"lerden, soykirimi ayirt eder. Adam öldürme fiili ulusal, etnik irki veya dini bir grubun üyelerini sirf bu grubun üyeleri olduklari icin acik veya örtülü bir sekilde yok etmeyi hedef aldiği zaman soykirimina dönüsür.

Sayilarinin büyüklügü, ancak gruba yönelik böyle bir kastin belirtisi olarak ele alinabilirse anlam kazanir. Bu nedenledir ki, Vietnam savasina iliskin Russel Mahkemesi dolayisıyla soykirimindan söz eden Sartre'in dedigi gibi, “böyle bir kastin örtülü bile olsa varliğini kanitlamak icin objektif olaylari incelemek gerekir.”


YABANCILAR TARAFINDAN YAPILAN İNCELEMELER VE VARILAN SONUÇLAR NELERDİR?

Birinci Dünya Savasinin hemen sonrasinda, itilaf devletleri ordularinin İstanbul ve diger bölgeleri isgal etmelerinin ardindan, yüzlerce siyasi ve askeri lider ile Osmanli aydini "savas suclusu" olduklari iddiası ile Ingilizler tarafindan Malta Adasi'na gönderilerek hapsedilmistir. Malta'da tutuklu bulunan kisiler hakkinda suc kanitlarinin bulunabilmesi icin Osmanli arsivlerinde genis capli arastirmalar yapilmistir.

Arastirmalar sonucunda, ne zamanin İstanbul Hükümeti, ne de Malta'daki tutuklular hakkindaki suclamalari ispat edebilecek nitelikte hiçbir kanit mahkemeye sunulmamistir. İngiliz Hükümeti caresizlik icinde kendi arsivlerinde ve ABD Hükümetinin Washington'daki arsivlerindeki raporlar üzerinde de arastirmalar yapmis ancak yine hicbir sonuca ulasamamistir.

Nitekim, ABD arsiv raporlari arasinda bulunan ve Washington'daki İngiliz Büyükelcisi R.C Craigie tarafindan Lord Curzon'a 13 Temmuz 1921'de cekilen mesajda söyle demektedir:

"Malta'da tutuklu bulunan Türkler aleyhine delil olarak kullanılabilecek hiçbir sey olmadigini bildirmekten üzüntü duyuyorum... Yeterli delil olusturabilecek hicbir sorun vakit mevcut degildir. Söz konusu raporlar, hicbir siddetle, Türkler hakkinda Majesteleri Hükümeti'nin halen elinde bulunan bilgilerin takviyesinde yararli olabilecek delilleri bile ihtiva eder görünmemektedir(1)."

29 Temmuz 1921'de Kralin Londra'daki Hukuk Danışmanlari; İngiliz Disisleri listesindeki kisilere karsi yöneltilen suclamalarin yari siyasi bir mahiyet tasidiğina ve bu nedenle haklarinda savas suclusu olarak tutuklanan Türklerden ayri islem yapilmasi gerektigine karar vermislerdir.

Ayrica, "Simdiye kadar hicbir sahitten, tutuklular hakkinda yapilan suclamalarin dogru oldugunu kanitlayan bir ifade alinmis degildir. Esasen, herhangi bir sahit bulunup bulunamayacagi da belli degildir; zira Ermenistan gibi uzak ve ulasilmasi zor bir ülkede ve özellikle bu kadar uzun bir zaman gectikten sonra sahit bulunmasinin ne ölcüde zor oldugunu belirtmek dahi gereksizdir"(2) ifadeleri de Kralin Ingiliz Hükümeti'nin Londra'daki Hukuk Danismanlarina aittir.

Sonuc olarak; Malta'daki tutuklular, kendilerine hicbir suclama dahi yöneltilmeden ve durusma yapilmaksizin 1922'de serbest birakilmislardir.

Bu zaman süresince Ingiliz basininda Osmanli Hükümetini sözde soykirim ile suclayan ve bu konuyu ispatlamaya yeltenen bazı belgeler yayinlanmistır. Söz konusu belgelerin General Allenby komutasindaki Ingiliz Isgal Kuvvetleri tarafindan Suriye'deki Osmanli Devlet Dairelerinde ortaya cikarildığı iddia edilmistir. Ancak, Ingiliz Disisleri Bakanligi tarafindan sonradan yapilan sorusturmalar, Ingiliz basinina verilen bu belgelerin Ingiliz ordusu tarafindan ele gecirilen belgeler olmayip, Paris'teki Milliyetci Ermeni Delegasyonu tarafindan müttefik delegasyonlara yazilan uydurma belgeler oldugu anlasilmistir...

KRONOLOJI (Onemli Tarihler)
1461 "Fatih Sultan Mehmed, Bursa'daki Ermeni Piskoposu Hovakim'i (Ovakim) İstanbul'a getirterek kendisine Patrik unvanini verdi ve Ermenilere bircok haklar tanidi."
1915 "(15 Nisan) II. Van İsyani

(24 Nisan) Osmanli Devleti aleyhinde faaliyette bulunan Ermeni komiteleri kapatildi. Bu komitelerin idarecilerinden 2345 kisi tutuklandi.

(3 Mayıs) Ermeniler Van'da büyük bir katliama giristiler.

(27 Mayıs) Yer Degistirme (Tehcir) Kanunu cikarildi."
1918 "(1 Subat) Ermeni komitaci Arsak, Bayburt'ta katliam yapti.

(25 Nisan) Ermeni komitacilar, Kars'in dogusundaki Subatan köyünde 750 Müslüman'i katletti.

(1 Mayıs) Ermeni komitacilar, Kars'ta, aralarinda cocuklarin da bulundugu 60 Müslüman'i katletti."
1921 "(15 Mart) Talat Pasa, Berlin'de Ermeniler tarafindan katledildi.

(6 Aralık) Sait Halim Pasa'yi Ermeniler Roma'da katletti

(16 Mart) Moskova Anlasmasi imzalandi.

(18 Mart) Ermeni Misak Torlakyan, Azerbaycan İcisleri Bakani Cevansir Han'i, Tepebasi'ndaki Pera Palas Oteli önünde öldürdü.

(13 Ekim) Kars Anlasması imzalandı."




                   Anasayfa
            
           Resim Galerisi
     
        Atatürk
        
Cumhuriyet
SUANA KADAR SESIMIZI DUYAN
Kisi Var...
web site visitor tracking
Portland Internet Provider